Porto’da Nerede Kalınır?

  1. Ana Sayfa
  2. /
  3. Portekiz
  4. /
  5. Porto’da Nerede Kalınır?

Portekiz deyince ülkemizde hemen başkent Lizbon akla gelir. Portekiz’e giden vatandaşlarımızın hemen hepsi Lizbon’u ziyaret etmiştir. Ancak, ülkenin ikinci büyük şehri Porto için ise aynı şeyi rahatlıkla söylemeyiz. Oysa, Porto’nun kendine has güzellikleri en az Lizbon’unkiler kadar büyüleyicidir. Porto’nun tadına bir kez varıldı mı, ondan vazgeçmek mümkün değildir.

Porto, adından da anlaşıldığı gibi bir liman kentidir. Portekiz’in kuzeyinde, İspanya’dan doğan Douro Nehri’nin Atlantik Okyanusu’na döküldüğü yerdedir. Ticari ve sanayi kimliği şehrin dinamik yapısında kendini gösterir. Bu özelliğiyle Avrupa’nın en eski kent merkezlerinden birini barındırır. Porto’nun merkezi, Luis I Köprüsü ve Serra do Pilar Manastırı 1996 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Bu nedenle merkezde ziyaret edilecek pek çok tarihi yapı vardır.

Mutlaka görülmesi gerekenlerden biri tarihi tren istasyonu São Bento’dur. “Azulejo” adı verilen Portekiz çinilerindeki resimlerle istasyonun tüm duvarları Portekiz’in tarihi olaylarıyla donatılmıştır. Hem uluslararası hem şehirlerarası tren seferlerinin yapıldığı bu istasyon adeta bir açık hava müzesidir. Hemen yolun karşısına geçip ardından Porto Katedrali’ne ulaşmak mümkündür. Romanesk mimariye sahip Sé Porto Katedrali kentin en eski yapılarından biridir. Ara sokaklardan “Ribeira”ya yani sahile ulaşarak karşı kıyı (Vila Nova de Gaia), Luis I Köprüsü ve Manastır manzarasına erişebilirsiniz. Bu kıyı şeridinde tarihi pek çok restoran, bar, kafe ve dükkân bulunur. Burada nehirde gezinen tekneleri seyrederek geleneksel Portekiz mutfağına ait keyifli bir yemek yiyebilirsiniz. Sahilden biraz yukarı çıktığınızda Casa do Infante (Prensin Evi), Borsa Sarayı ve biraz daha iç kısımlara doğru ilerlediğinizde ise ünlü kulesiyle Clérigos Kilisesi’ne ulaşmak mümkün. Karşıya geçip Porto Üniversitesi’nin hemen yanından kuzey yönünde 50m yürüdükten sonra Lello Kitapçısı’na varabilirsiniz. Neo-Gotik, Art Nouveau ve Art Déco elementlerin görüldüğü mimariden etkilenen J.K. Rowling, Harry Potter için buradan ilham almıştır. Porto’da İngilizce dersleri verdiği sıralarda üniversite öğrencilerinin giydikleri geleneksel pelerinlerden etkilenmiş ve bunları Harry Potter serisinde kullanmıştır. Lello’nun kıvrımlı merdivenlerinin fotoğrafını çektikten sonra kitapçıdan çıkıp yeniden São Bento İstasyonu yönünde ilerlediğinizde Özgürlük Meydanı’nı (Praça da Liberdade) geçerek yaya alışveriş caddesi Santa Catarina’ya ulaşırsınız. Burada tarihi Majestic Café ve mavi çinilerle kaplı Ruhlar Şapeli’ni görmek mümkündür.

Yürüyerek yapacağınız böylesine zengin bir gezinin sonunda Santa Catarina Caddesi ve Batalha Meydanı civarında pek çok otel ve rezidans bulunabilir. Tarihi merkez ve nehir kıyısı için bu bölgede konaklamak, her yere yürüyerek ulaşmanızı ve akşam civardaki restoranlardan kalacağınız yere keyifli bir yürüyüş sonunda varmanızı sağlayacaktır.

Porto’da gezilecek ve kalınacak yerler elbette bunlarla sınırlı değildir. Bir başka yazımızda ziyaret edilecek diğer güzelliklere ve civarında kalacak yerlere de değineceğiz. Yılın 365 günü ziyaretçi çeken bu otantik şehirde bir yenileme projesinden daire satın alarak, hem ailece Golden Visa’ya başvurup Avrupa vatandaşı olabilir hem de yatırımınızdan kısa dönem kiralama yoluyla Euro gelir elde edebilirsiniz.

Bilgi için: euporto.com/etkinliklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Benzer İçerikler

Menü